Makale

Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafaka İptal Kararı: Gerekçesi ve Hukuki Sonuçları

· Boşanma Hukuku, Medeni Hukuk

Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafaka Düzenlemesini İptal Etti: Aile Hukukunda Yeni Dönem

Anayasa Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde yer alan ve boşanma sonrasında bağlanan yoksulluk nafakasının “süresiz” olarak talep edilebilmesine imkân tanıyan kuralı Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir ([E.2025/156, K.2026/131]). Aile hukuku uygulamalarında uzun yıllardır tartışma konusu olan bu düzenleme hakkında verilen karar, nafaka borçlusu ile nafaka alacaklısı arasındaki hak dengesini yeniden belirleyecek köklü bir değişimin önünü açmıştır.

1. Anayasa Mahkemesi’nin Süresiz Nafaka İptal Kararı Nedir?

TMK Madde 175 Kapsamındaki İptalin Kapsamı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrası; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında “süresiz olarak” nafaka isteyebileceğini ve nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağını hükme bağlamaktadır.

Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusunda, fıkra metnindeki “…süresiz olarak…” ibaresinin anayasallığı denetlenmiştir. Yüksek Mahkeme yaptığı inceleme sonucunda, anılan ibarenin iptaline karar vermiştir.

Uyuşmazlığın Temel Noktaları ve Mahkemenin Vardığı Sonuç

İtiraz başvurusunda; boşanma sonrasında nafaka borçlusunun ömür boyu süren bir mali külfet altına sokulmasının, kişinin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını ve mülkiyet hakkını zedelediği; kusuru bulunmayan ya da daha az kusurlu olan eş üzerinde orantısız ve aşırı bir yük oluşturduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa Mahkemesi, yaptığı denetim neticesinde kuralın Anayasa’nın 2. maddesindeki “hukuk devleti ve belirlilik” , 5. maddesindeki “devletin temel amaç ve görevleri” ile 17. maddesindeki “maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı” ilkelerine aykırı olduğuna oyçokluğuyla hükmetmiştir.


2. Kararın Gerekçesi ve Hukuki Değerlendirme

Nafaka Borçlusunun Hakları ve Ölçülülük İncelemesi

Mahkeme gerekçesinde, yoksulluk nafakasının meşru amacının boşanma sebebiyle ekonomik güçsüzlüğe düşen tarafı korumak ve evlilikten doğan dayanışmayı kısmen devam ettirmek olduğunu kabul etmiştir. Ancak bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt ve süre sınırı olmaksızın kategorik biçimde süresiz kılınması, taraflar arasındaki adil dengeyi bozmaktadır.

Anayasa’nın 5. ve 17. maddeleri devlete yalnızca hak ihlallerinden kaçınma değil, aynı zamanda özel kişiler arasındaki menfaat çatışmalarında adil bir denge kurma yönünde pozitif yükümlülük yüklemektedir. Mahkeme, nafaka yükümlülüğünün süresiz olmasının kusursuz veya az kusurlu eşler üzerinde aşırı ve olağan dışı bir külfet oluşturduğunu, nafaka borçlusunun tüm yaşamını fiilen ipotek altına aldığını vurgulamıştır.

Hâkime Süre Takdir Yetkisi Tanınması ve Yasal Kriter İhtiyacı

Kararda, yargısal uygulamada hâkimlerin süreli nafakaya hükmedememesinin ölçüsüz sonuçlar doğurduğu tespit edilmiştir. Yüksek Mahkeme’ye göre adil bir dengenin sağlanabilmesi için hâkimin;

  • Evliliğin süresi,
  • Tarafların yaşı ve sağlık durumu,
  • Eğitim düzeyi ve mesleki birikimi,
  • Çalışma hayatına katılma ve kendi imkânlarıyla gelir elde etme kapasitesi

gibi somut ölçütleri değerlendirerek süreli nafakaya karar verebilmesi; süresiz nafakanın ise yalnızca somut olayın gerektirdiği istisnai hallerde uygulanabilmesi gerekmektedir. Ayrıca kanun koyucunun süresiz nafaka verilebilecek istisnai durumları öngörülebilir ve belirli yasal kriterlere bağlamasının Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir gereği olduğu belirtilmiştir.


3. Kararın Uygulamaya Etkisi ve Benzer Uyuşmazlıklar Bakımından Önemi

Geçmiş AYM ve Yargıtay İçtihatları ile Karşılaştırma

Anayasa Mahkemesi, 17/05/2012 tarihli ve E.2011/136, K.2012/72 sayılı önceki kararında , “süresiz olarak” ibaresinin her durumda ömür boyu nafaka ödeneceği anlamına gelmediğini ve TMK 176 uyarınca nafakanın kaldırılabileceğini belirterek iptal istemini reddetmişti. Yargıtay uygulaması da bu doğrultuda şekillenmiş; örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi , kanunda açık düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkemelerin yoksulluk nafakasını süreyle sınırlandıran kararlarını bozmuştur.

Ancak AYM’nin 2026 tarihli yeni iptal kararı ile bu yaklaşım bütünüyle değişmiş; süresizlik kuralının kendisinin anayasal hak dengesini zedelediği açıkça ortaya konulmuştur.

9 Aylık Yürürlük Süreci ve TBMM’nin Yapacağı Yasal Düzenleme

Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, iptal kararının doğuracağı hukuki boşluğun kamu yararını zedelememesi amacıyla iptal hükmünün Resmî Gazete’ de yayımlandığı tarihten itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

  • TBMM Açısından: Bu 9 aylık geçiş sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, evlilik süresi, yaş ve iş gücü gibi somut kriterleri içeren, kural olarak süreli nafakayı esas alan ve süresiz nafakanın şartlarını belirleyen yeni bir yasal çerçeve ihdas etmesi beklenmektedir.
  • Devam Eden Davalar Açısından: Yürürlük ertelemesi süresince mevcut davalarda TMK 175 uygulanmaya devam etmekle birlikte , mahkemelerin TMK 176/1 kapsamında toptan ödeme ve hakkaniyet ilkelerini AYM’ nin gerekçesindeki ölçütler ışığında değerlendirmesi hukuki belirlilik açısından önem kazanmaktadır.

Trabzon Boşanma Davalarında Kusur Tespiti ve Hukuki Yardım

Boşanma davalarında kusur oranı; maddi ve manevi tazminat ile nafaka taleplerinin kabul edilmesinde temel kriterdir. Şengül Hukuk Bürosu olarak, Trabzon boşanma avukatı desteğimizle iddia ve savunmaların somut delillerle ispatlanmasını sağlıyoruz. Dava sürecinde delillerin toplanması ve tanık ifadelerinin değerlendirilmesi hakkında detaylı bilgi için sitemizdeki Boşanma Davalarında Tanık Duruşmaları rehberimizi inceleyebilirsiniz. Güncel yargılama mevzuatına ise Türkiye Barolar Birliği resmi internet sitesinden erişebilirsiniz.

Trabzon Avukat Ali Kemal ŞENGÜL

WhatsApp