Boşanmada Kocanın Soyadını Kullanma Dilekçesi
Boşanmada Kocanın Soyadını Kullanma Dava Dilekçesini Word (.docx) Olarak İndirmek İçin Tıklayın
1. Eski Eşin Soyadını Kullanmaya Devam Etmenin Şartları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinin birinci fıkrasına göre boşanma hâlinde kadının kural olarak evlenmeden önceki soyadını alması emredici bir kuraldır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.10.2011 tarihli, E. 2010/10936 ve K. 2011/14836 sayılı kararında ifade edildiği üzere:
“Yasa koyucu boşanma durumunda; boşanmanın hukuksal sonucu olarak, kadının evlenmeden önceki soyadını yeniden alacağını öngörmüştür (TMK.md.173/1). Bu kural kamu düzeni gereğince konulmuş bir emredici hukuk kuralıdır. Bu kuralın tek istisnası hakimin boşanan kadına boşandığı eşin, soyadını taşımaya izin vermesidir (TMK.md.173/2)”
Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinin güncel metni uyarınca:
“kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.03.2014 tarihli, E. 2014/5115 ve K. 2014/7018 sayılı ilamında bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir:
“Boşanan kadına, boşandığı kocasının soyadını kullanmasına izin verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmiş olması gerekir. Birincisi, kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati olmalı, ikicisi ise bunun kocaya zarar vermeyeceği ispatlanmalıdır.”
A. Kadının Menfaatinin Bulunması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.11.2023 tarihli, E. 2023/7907 ve K. 2023/5501 sayılı kararında vurgulandığı üzere;
“Boşanan kadının evliliğin sona ermesinden sonra eşinin soyadını taşımasına imkan tanıyan bu hükmün amacı kadının sosyal durumunu korumasını sağlamaktır.”
Yargı kararlarında kadının korunmaya değer menfaati kapsamında değerlendirilen somut durumlar şunlardır:
- Akademik, Mesleki ve Bilimsel Tanınırlık: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.04.2012 tarihli, E. 2011/3778 ve K. 2012/10320 sayılı kararında;
“evlilik birliğinin devamı sırasında eserlerini ve bilimsel çalışmalarını boşandığı kocasının soyadı ile yayınladığı ve bilim çevresinde aynı soyadı ile tanındığı, eserlerine bu soyadı ile “atıflar” yapıldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu halde boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaatinin bulunduğu açıktır.” Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.05.2023 tarihli, E. 2023/554 ve K. 2023/2101 sayılı kararında da davacının öğretim üyesi olması ve mesleki tanınırlığı menfaat sebebi olarak kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.09.2024 tarihli, E. 2024/3961 ve K. 2024/6272 sayılı kararında da kadının “meslek icrasındaki tanınmışlık, iş hayatındaki menfaat, sosyal hayatında bu isimle tanınma gibi menfaatlerinin olduğu” haller gözetilmiştir.
- Ortak Çocuğun Durumu: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli, E. 2023/9846 ve K. 2024/1921 sayılı kararında;
“bu durumun erkeğe herhangi bir zarar vermeyeceği, tarafların sosyal statüleri, ortak çocuğun okula gidiyor olması, okulda ve sosyal hayatında annesinden farklı soy isim kullanmasının psikolojisini olumsuz etkileyebileceği, bu sebeple davalı-davacı kadının eşinin soy ismini kullanmasına ilişkin talebinin kabulüne karar verildiği” tespit edilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2023 tarihli, E. 2023/7509 ve K. 2023/6435 sayılı kararında da annede olan velayet ve çocukla aynı soyadını taşımanın çocuk açısından olumlu etkisi korunmaya değer bulunmuştur.
- Yabancı Ülke ve Çifte Vatandaşlık Durumları: Kadının Türk vatandaşlığını evlilikle kazanması ve bekarlık soyadının bulunmaması durumunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.02.2024 tarihli, E. 2023/4257 ve K. 2024/699 sayılı kararı ile 17.03.2016 tarihli, E. 2016/1506 ve K. 2016/5170 sayılı kararında kadının doğrudan kullanabileceği bir soyadının olmaması menfaat gerekçesi görülmüştür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.03.2014 tarihli, E. 2013/21481 ve K. 2014/5949 sayılı kararında ise davacının Almanya’daki tüm resmi kayıt ve sosyal güvenlik işlemlerinin bu soyadla yürütülmesi menfaatin varlığına dayanak yapılmıştır.
Yetersiz Görülen Menfaat Halleri: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.04.2024 tarihli, E. 2024/1729 ve K. 2024/3032 sayılı kararında belirtildiği üzere:
“tek başına kimlik ve resmi diğer belgelerin değiştirilmesinin kişiye külfet olmasının davanın kabulü için yeterli olmadığı, buna göre davacının gösterdiği delillerle boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ispat edemediği”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.2024 tarihli, E. 2024/499 ve K. 2024/1427 sayılı kararında da resmi belgelerde evlilik soyadının yer almasının tek başına “korunmaya değer bir üstün menfaat olarak kabul edilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.
B. Eski Eşe Zarar Vermemesi
Talebin kabulü için soyadının kullanılmasının eski eşe zarar vermeyeceğinin anlaşılması gerekir.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.2024 tarihli, E. 2024/499 ve K. 2024/1427 sayılı ilamında;
“davalının soyadının çok sık rastlanan, geniş kitlelerce kullanılan bir soyadı olmayıp, spesifik bir soyadı olduğu ve kullanıldığı sülaleyle özdeşleşen bir soyadı olduğu” ve husumet sebebiyle bu durumun “davalı açısından ciddi anlamda rahatsızlık oluşturduğu” ile “davacı kadının boşandığı eşi olan ve halen husumetli olduğu davalının soyadını taşıyacak olmasının davalıya en azından manevî olarak zarar vereceğinin açık olduğu” ifade edilerek dava reddedilmiştir.
- Buna karşın, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.09.2024 tarihli, E. 2024/6272 sayılı kararında;
“iddia edilen bir kısım olaylarla ilgili yasal hakkın kullanımına yönelik resmi başvuruların, soyadının kötüye kullanıldığının kriteri olarak kabul edilemeyeceği” belirtilerek soyut iddialar zarar kapsamında görülmemiştir.
2. Başvuru Usulü ve Görevli-Yetkili Makam
A. Görevli Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.04.2013 tarihli, E. 2012/10358 ve K. 2013/10157 sayılı kararında; talebin “Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında düzenlenen aile hukukuna ilişkin davalardan olup Aile mahkemelerinin görev alanında bulunmaktadır.” şeklinde olduğu belirtilmiştir.
B. Başvuru Usulü ve Harçlandırma
Talep iki şekilde ileri sürülebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 31.10.2011, E. 2010/15105, K. 2011/17697 ):
- Görülmekte olan boşanma davası içerisinde bağımsız bir talep olarak ileri sürülebilir.
- Boşanma kararı kesinleştikten sonra açılacak müstakil bir dava ile talep edilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli, E. 2023/9846 ve K. 2024/1921 sayılı kararına göre bu talep boşanmanın fer’isi niteliğinde değildir:
“davalı-davacı kadının eşinin soyadını kullanmasına izin verilmesi isteğinin boşanmanın eki niteliğinde olmadığı, ayrı bir dava olup, maktu harca tabi olduğu, bu sebeple, mahkemece davalı-davacıya bu istekle ilgili olarak harcı ikmal etmesi için süre verilmesi, harcın ikmali halinde davaya devam edilmesi, harcın ikmal edilmemesi halinde 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun (492 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, işbu talep yönünden harcın tamamlanması için süre vermeden, yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm tesisi doğru olmadığı”
C. Husumet (Pasif Taraf Sıfatı)
Dava kesinlikle Nüfus Müdürlüğüne karşı açılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.04.2013 tarihli, E. 2012/10358 ve K. 2013/10157 sayılı kararına göre;
“davanın boşanılan eşe, onun ölümü halinde de mirasçılarına karşı açılması gereklidir” “nüfus kayıt düzeltimi niteliğinde olmadığından, nüfus idaresine husumet düşmez”
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarihli, E. 2013/12853 ve K. 2013/13880 sayılı kararında da Nüfus Müdürlüğüne karşı açılan soyadı düzeltilmesi davalarının bu kapsamda kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.
3. Dava Dilekçesinde Bulunması Gereken Hususlar
İncelenen Yargıtay kararlarında matbu bir dilekçe metni yer almamaktadır; ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.05.2023 tarihli, E. 2023/554 ve K. 2023/2101 sayılı kararında geçen dilekçe içeriklerine göre dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurlar şunlardır:
- Mahkeme Bilgisi: Görevli Aile Mahkemesi hitabı.
- Taraflar: Davacı kadın ve davalı olarak boşandığı eş (veya vefat etmişse mirasçıları).
- Konu: Türk Medeni Kanunu m. 173/2 uyarınca boşandığı eşin soyadını kullanmaya izin talebi.
- Vakıalar (Menfaat Tespiti):
- Kadının mesleki ve akademik konumu, bu unvan veya mesleğe evlilik soyadı ile başlayıp başlamadığı,
- Tanınırlığı gösteren belgeler (Yargıtay kararında aktarıldığı üzere: “şimdiye kadar imzaladığı tüm sözleşmelerde, sahip olduğu tüm diplomalarında, yüksek lisans tezlerinde, katılım belgelerinde ve sertifikalarında söz konusu soy isim bulunduğunu” ortaya koyan bilgi ve kayıtlar),
- Varsa velayeti kendisinde olan müşterek çocuğun eğitim ve sosyal durumuna ilişkin açıklamalar,
- Varsa yabancı ülke resmi kurumları nezdindeki kayıtlar ve statüsü.
- Eski Eşe Zarar Verilmediği Vakıası: Soyadının kullanımının davalı erkeğe herhangi bir maddi veya manevi zarar vermeyeceği, davalının rızası/muvafakatnamesi bulunuyorsa bu husus (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4413, K. 2024/3337 ).
- Deliller: Nüfus kayıtları, diploma ve sertifikalar, yayınlar, atıflar, sözleşmeler, varsa protokol veya muvafakatname, tanık beyanları.
- Netice ve Talep: Boşanan eşin soyadını kullanmaya izin verilmesi talebi.
4. Talebin Kabulü veya Reddine İlişkin Hukuki Sonuçlar
1. Eski Eşin Soyadını Kullanmaya Devam Etmenin Şartları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinin birinci fıkrasına göre boşanma hâlinde kadının kural olarak evlenmeden önceki soyadını alması emredici bir kuraldır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.10.2011 tarihli, E. 2010/10936 ve K. 2011/14836 sayılı kararında ifade edildiği üzere:
“Yasa koyucu boşanma durumunda; boşanmanın hukuksal sonucu olarak, kadının evlenmeden önceki soyadını yeniden alacağını öngörmüştür (TMK.md.173/1). Bu kural kamu düzeni gereğince konulmuş bir emredici hukuk kuralıdır. Bu kuralın tek istisnası hakimin boşanan kadına boşandığı eşin, soyadını taşımaya izin vermesidir (TMK.md.173/2)”
Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinin güncel metni uyarınca:
“kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.03.2014 tarihli, E. 2014/5115 ve K. 2014/7018 sayılı ilamında bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir:
“Boşanan kadına, boşandığı kocasının soyadını kullanmasına izin verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmiş olması gerekir. Birincisi, kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati olmalı, ikicisi ise bunun kocaya zarar vermeyeceği ispatlanmalıdır.”
A. Kadının Menfaatinin Bulunması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.11.2023 tarihli, E. 2023/7907 ve K. 2023/5501 sayılı kararında vurgulandığı üzere;
“Boşanan kadının evliliğin sona ermesinden sonra eşinin soyadını taşımasına imkan tanıyan bu hükmün amacı kadının sosyal durumunu korumasını sağlamaktır.”
Yargı kararlarında kadının korunmaya değer menfaati kapsamında değerlendirilen somut durumlar şunlardır:
- Akademik, Mesleki ve Bilimsel Tanınırlık: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.04.2012 tarihli, E. 2011/3778 ve K. 2012/10320 sayılı kararında;
“evlilik birliğinin devamı sırasında eserlerini ve bilimsel çalışmalarını boşandığı kocasının soyadı ile yayınladığı ve bilim çevresinde aynı soyadı ile tanındığı, eserlerine bu soyadı ile “atıflar” yapıldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu halde boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaatinin bulunduğu açıktır.” Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.05.2023 tarihli, E. 2023/554 ve K. 2023/2101 sayılı kararında da davacının öğretim üyesi olması ve mesleki tanınırlığı menfaat sebebi olarak kabul edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.09.2024 tarihli, E. 2024/3961 ve K. 2024/6272 sayılı kararında da kadının “meslek icrasındaki tanınmışlık, iş hayatındaki menfaat, sosyal hayatında bu isimle tanınma gibi menfaatlerinin olduğu” haller gözetilmiştir.
- Ortak Çocuğun Durumu: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli, E. 2023/9846 ve K. 2024/1921 sayılı kararında;
“bu durumun erkeğe herhangi bir zarar vermeyeceği, tarafların sosyal statüleri, ortak çocuğun okula gidiyor olması, okulda ve sosyal hayatında annesinden farklı soy isim kullanmasının psikolojisini olumsuz etkileyebileceği, bu sebeple davalı-davacı kadının eşinin soy ismini kullanmasına ilişkin talebinin kabulüne karar verildiği” tespit edilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2023 tarihli, E. 2023/7509 ve K. 2023/6435 sayılı kararında da annede olan velayet ve çocukla aynı soyadını taşımanın çocuk açısından olumlu etkisi korunmaya değer bulunmuştur.
- Yabancı Ülke ve Çifte Vatandaşlık Durumları: Kadının Türk vatandaşlığını evlilikle kazanması ve bekarlık soyadının bulunmaması durumunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.02.2024 tarihli, E. 2023/4257 ve K. 2024/699 sayılı kararı ile 17.03.2016 tarihli, E. 2016/1506 ve K. 2016/5170 sayılı kararında kadının doğrudan kullanabileceği bir soyadının olmaması menfaat gerekçesi görülmüştür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.03.2014 tarihli, E. 2013/21481 ve K. 2014/5949 sayılı kararında ise davacının Almanya’daki tüm resmi kayıt ve sosyal güvenlik işlemlerinin bu soyadla yürütülmesi menfaatin varlığına dayanak yapılmıştır.
Yetersiz Görülen Menfaat Halleri: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.04.2024 tarihli, E. 2024/1729 ve K. 2024/3032 sayılı kararında belirtildiği üzere:
“tek başına kimlik ve resmi diğer belgelerin değiştirilmesinin kişiye külfet olmasının davanın kabulü için yeterli olmadığı, buna göre davacının gösterdiği delillerle boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ispat edemediği”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.2024 tarihli, E. 2024/499 ve K. 2024/1427 sayılı kararında da resmi belgelerde evlilik soyadının yer almasının tek başına “korunmaya değer bir üstün menfaat olarak kabul edilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.
B. Eski Eşe Zarar Vermemesi
Talebin kabulü için soyadının kullanılmasının eski eşe zarar vermeyeceğinin anlaşılması gerekir.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.2024 tarihli, E. 2024/499 ve K. 2024/1427 sayılı ilamında;
“davalının soyadının çok sık rastlanan, geniş kitlelerce kullanılan bir soyadı olmayıp, spesifik bir soyadı olduğu ve kullanıldığı sülaleyle özdeşleşen bir soyadı olduğu” ve husumet sebebiyle bu durumun “davalı açısından ciddi anlamda rahatsızlık oluşturduğu” ile “davacı kadının boşandığı eşi olan ve halen husumetli olduğu davalının soyadını taşıyacak olmasının davalıya en azından manevî olarak zarar vereceğinin açık olduğu” ifade edilerek dava reddedilmiştir.
- Buna karşın, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.09.2024 tarihli, E. 2024/6272 sayılı kararında;
“iddia edilen bir kısım olaylarla ilgili yasal hakkın kullanımına yönelik resmi başvuruların, soyadının kötüye kullanıldığının kriteri olarak kabul edilemeyeceği” belirtilerek soyut iddialar zarar kapsamında görülmemiştir.
2. Başvuru Usulü ve Görevli-Yetkili Makam
A. Görevli Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.04.2013 tarihli, E. 2012/10358 ve K. 2013/10157 sayılı kararında; talebin “Türk Medeni Kanununun ikinci kitabında düzenlenen aile hukukuna ilişkin davalardan olup Aile mahkemelerinin görev alanında bulunmaktadır.” şeklinde olduğu belirtilmiştir.
B. Başvuru Usulü ve Harçlandırma
Talep iki şekilde ileri sürülebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 31.10.2011, E. 2010/15105, K. 2011/17697 ):
- Görülmekte olan boşanma davası içerisinde bağımsız bir talep olarak ileri sürülebilir.
- Boşanma kararı kesinleştikten sonra açılacak müstakil bir dava ile talep edilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli, E. 2023/9846 ve K. 2024/1921 sayılı kararına göre bu talep boşanmanın fer’isi niteliğinde değildir:
“davalı-davacı kadının eşinin soyadını kullanmasına izin verilmesi isteğinin boşanmanın eki niteliğinde olmadığı, ayrı bir dava olup, maktu harca tabi olduğu, bu sebeple, mahkemece davalı-davacıya bu istekle ilgili olarak harcı ikmal etmesi için süre verilmesi, harcın ikmali halinde davaya devam edilmesi, harcın ikmal edilmemesi halinde 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun (492 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, işbu talep yönünden harcın tamamlanması için süre vermeden, yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm tesisi doğru olmadığı”
C. Husumet (Pasif Taraf Sıfatı)
Dava kesinlikle Nüfus Müdürlüğüne karşı açılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.04.2013 tarihli, E. 2012/10358 ve K. 2013/10157 sayılı kararına göre;
“davanın boşanılan eşe, onun ölümü halinde de mirasçılarına karşı açılması gereklidir” “nüfus kayıt düzeltimi niteliğinde olmadığından, nüfus idaresine husumet düşmez”
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarihli, E. 2013/12853 ve K. 2013/13880 sayılı kararında da Nüfus Müdürlüğüne karşı açılan soyadı düzeltilmesi davalarının bu kapsamda kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.
3. Dava Dilekçesinde Bulunması Gereken Hususlar
İncelenen Yargıtay kararlarında matbu bir dilekçe metni yer almamaktadır; ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.05.2023 tarihli, E. 2023/554 ve K. 2023/2101 sayılı kararında geçen dilekçe içeriklerine göre dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurlar şunlardır:
- Mahkeme Bilgisi: Görevli Aile Mahkemesi hitabı.
- Taraflar: Davacı kadın ve davalı olarak boşandığı eş (veya vefat etmişse mirasçıları).
- Konu: Türk Medeni Kanunu m. 173/2 uyarınca boşandığı eşin soyadını kullanmaya izin talebi.
- Vakıalar (Menfaat Tespiti):
- Kadının mesleki ve akademik konumu, bu unvan veya mesleğe evlilik soyadı ile başlayıp başlamadığı,
- Tanınırlığı gösteren belgeler (Yargıtay kararında aktarıldığı üzere: “şimdiye kadar imzaladığı tüm sözleşmelerde, sahip olduğu tüm diplomalarında, yüksek lisans tezlerinde, katılım belgelerinde ve sertifikalarında söz konusu soy isim bulunduğunu” ortaya koyan bilgi ve kayıtlar),
- Varsa velayeti kendisinde olan müşterek çocuğun eğitim ve sosyal durumuna ilişkin açıklamalar,
- Varsa yabancı ülke resmi kurumları nezdindeki kayıtlar ve statüsü.
- Eski Eşe Zarar Verilmediği Vakıası: Soyadının kullanımının davalı erkeğe herhangi bir maddi veya manevi zarar vermeyeceği, davalının rızası/muvafakatnamesi bulunuyorsa bu husus (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4413, K. 2024/3337 ).
- Deliller: Nüfus kayıtları, diploma ve sertifikalar, yayınlar, atıflar, sözleşmeler, varsa protokol veya muvafakatname, tanık beyanları.
- Netice ve Talep: Boşanan eşin soyadını kullanmaya izin verilmesi talebi.
4. Talebin Kabulü veya Reddine İlişkin Hukuki Sonuçlar
| Karar Türü | Hukuki Sonucu |
|---|---|
| Talebin Kabulü | Kadın, evlenmeden önce kayıtlı olduğu haneye kocasının soyadını taşıma izniyle döner ve tescil bu doğrultuda yapılır (Yargıtay 18. HD, E. 2013/9508, K. 2013/11764 ). Boşanma davası ile birlikte kabul edilmesi durumunda her iki dava için ayrı vekâlet ücretine hükmedilir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/4413, K. 2024/3337 ). İzin, şarta bağlı olsa dahi kendiliğinden kalkmaz; hâkim kararı gerekir (Yargıtay 2. HD, E. 2010/15105, K. 2011/17697 ). |
| İznin Kaldırılması | Şartların değişmesi halinde koca Aile Mahkemesinde dava açarak iznin kaldırılmasını isteyebilir; ispat yükü kocadadır (Yargıtay 2. HD, E. 2021/7518, K. 2021/9872 ). Kadının başka bir erkekle fiilen yaşaması ve çocuk sahibi olması durumunda izin kaldırılır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1328, K. 2023/1032 ). |
| Kadının Vazgeçmesi | Soyadını kullanma izni alan kadın dilerse dava açmasına gerek kalmaksızın 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu Ek m. 3 uyarınca doğrudan Nüfus Müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunarak bekarlık soyadına dönebilir (Yargıtay 8. HD, E. 2017/7888, K. 2018/14767 ). |
| Talebin Reddi | Kadın evlenmeden önceki soyadını taşımaya devam eder. Yalnızca kimlik değiştirme külfetine dayanan veya erkeğe manevi zarar veren hallerde talep reddedilir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/1729, K. 2024/3032 ; E. 2024/499, K. 2024/1427 ). |
Boşanma ve velayet süreçleri taraflar açısından duygusal ve hukuki zorluklar barındırır. Bu kapsamda sürelerin kaçırılmaması ve delillerin usulüne uygun sunulması kritik sonuçlar doğurur. Şengül Hukuk Bürosu, müvekkillerine Trabzon boşanma avukatı güvencesiyle aile hukuku ihtilaflarında profesyonel dava vekilliği sunmaktadır. Hak kaybı yaşamamak ve detaylı bilgi almak için doğrudan iletişim sayfamız üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.