Makale

Vasi Tayini Davası ve Şartları (TMK 405) | Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Atanması

· Medeni Hukuk

Akıl zayıflığı nedeniyle vasi tayini, zihinsel yetersizliği yüzünden kendi işlerini yürütemeyen ergin bir kişiyi koruma altına alan hukuki süreçtir. Türk Medeni Kanunu‘nun 405. maddesi bu konuyu düzenler. Kısa cevap şudur: Resmi sağlık kurulu raporu kişideki akıl hastalığını veya akıl zayıflığını belgelemeli, bu durum da onun işlerini, bakımını ya da çevresinin güvenliğini etkilemelidir. İki şart birlikte varsa sulh hukuk mahkemesi kişiyi kısıtlar ve ona bir vasi atar.

Bu yazıda akıl zayıflığı nedeniyle vasi tayini sürecini baştan sona anlatıyoruz. Şartları, görevli mahkemeyi, sağlık kurulu raporunu, gerekli belgeleri ve vasinin yetkilerini sırasıyla ele alıyoruz. Vesayetin bütün türlerini merak ediyorsanız vasi tayini (vesayet) davası ve şartları yazımıza da göz atabilirsiniz.

Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayini Nedir?

Vesayet, kendini koruyamayan bir yetişkinin kişisel ve mali işlerini güvence altına alan bir koruma tedbiridir. Mahkeme bu tedbiri uygularken kişiyi kısıtlar ve onun adına hareket edecek bir vasi seçer. Vasi, kısıtlı kişinin hem bakımıyla hem de malvarlığıyla ilgilenir.

Akıl hastalığı ve akıl zayıflığı iki ayrı kavramdır. Şizofreni, ağır bipolar bozukluk veya ileri evre demans gibi sonradan ortaya çıkan ruhsal bozukluklar akıl hastalığı kapsamına girer. Akıl zayıflığı ise zihinsel gelişimin doğuştan ya da erken yaşta geri kalmasını ifade eder. Kanun her iki durumu da aynı maddede düzenler ve aynı sonuca bağlar.

Uygulamada aileler bu davayı çoğunlukla üç nedenle açar. İlk olarak engelli bir çocuk 18 yaşını doldurduğunda anne ve babanın velayet yetkisi sona erer. İkinci olarak yaşlı bir yakın demans veya Alzheimer nedeniyle banka ve tapu işlemlerini yapamaz hale gelir. Son olarak ağır ruhsal hastalığı olan bir kişi kendisine ya da çevresine zarar verme riski taşır.

TMK 405’e Göre Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayini Şartları

Kanun, akıl hastalığının veya akıl zayıflığının tek başına yeterli olmadığını açıkça kabul eder. Mahkeme ayrıca bu durumun kişinin hayatına somut etkisine bakar. Aşağıdaki sonuçlardan en az biri gerçekleşmelidir:

  • Kişi akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kendi işlerini göremiyor olmalıdır.
  • Korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duymalıdır.
  • Başkalarının güvenliğini tehlikeye sokmalıdır.

Bu şartlara ek olarak kişinin ergin olması gerekir. Henüz 18 yaşını doldurmamış bir çocuk zaten anne ve babasının velayeti altındadır. Velayet altında olmayan küçükler için ise mahkeme ayrı kurallara göre vasi atar.

Mahkeme her dosyada orantılılık ilkesini gözetir. Örneğin kişi yalnızca belirli işlerde yardıma ihtiyaç duyuyorsa hâkim tam kısıtlama yerine yasal danışman atamayı tercih edebilir. Bu nedenle dilekçede kişinin günlük hayatta yaşadığı zorlukları somut örneklerle anlatmak büyük önem taşır.

Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayini İçin Sağlık Kurulu Raporu

Kanun, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlamanın resmi sağlık kurulu raporuna dayanmasını şart koşar. Tanık beyanları, aile anlatımı veya tek bir doktorun raporu bu şartı karşılamaz. Hâkim kararını mutlaka heyet raporu üzerine kurar.

Süreç genellikle şöyle işler. Mahkeme dilekçeyi aldıktan sonra kişiyi tam teşekküllü bir devlet hastanesine ya da üniversite hastanesine sevk eder. Psikiyatri ve nöroloji uzmanlarından oluşan heyet kişiyi muayene eder, gerekirse testler ister. Heyet sonunda kişinin hastalığını, bu hastalığın kalıcı olup olmadığını ve vesayete ihtiyaç bulunup bulunmadığını raporuna yazar.

Kişi yatağa bağlıysa ya da hastaneye gidemeyecek durumdaysa aile bunu dilekçede belirtmelidir. Böyle durumlarda mahkeme heyetin evde veya bakım merkezinde muayene yapmasını isteyebilir. Ayrıca hâkim, kanunun tanıdığı imkânla kişiyi bulunduğu yerde dinleyebilir.

Elinizde daha önceki tedavilere ait epikriz, reçete veya engelli sağlık kurulu raporu varsa bunları dilekçeye eklemenizi öneririz. Bu belgeler heyetin işini kolaylaştırır ve süreci hızlandırır.

Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayininde Görevli Mahkeme

Vesayet işlerinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. Örneğin Trabzon’da yaşayan bir kişi için başvuru adresi Trabzon Adliyesi’ndeki sulh hukuk mahkemeleridir.

Yanlış mahkemeye başvuru zaman kaybına yol açar. Kişi bir bakım merkezinde kalıyorsa yerleşim yerinin nerede sayılacağı tartışma konusu olabilir. Böyle bir durumda dilekçeyi hazırlamadan önce bir avukata danışmanızı tavsiye ederiz.

Davayı Kimler Açar?

Vasi tayini talebini çoğunlukla kişinin yakınları mahkemeye taşır. Eş, çocuklar, anne, baba ve kardeşler bu talebi doğrudan dile getirir. Bunun yanında idari makamlar ve noterler de görevleri sırasında kısıtlamayı gerektiren bir durum öğrenirse vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.

Aile içinde anlaşmazlık varsa diğer yakınlar da dosyaya katılır ve görüş bildirir. Hâkim, vasi adayı hakkında karar verirken bu görüşleri dikkate alır.

Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayini İçin Gerekli Belgeler

Dilekçeyle birlikte genellikle şu belgeleri mahkemeye sunmanız gerekir:

  • Kısıtlanması istenen kişinin ve vasi adayının nüfus kayıt örneği
  • Vasi adayının adli sicil kaydı ve yerleşim yeri belgesi
  • Varsa önceki sağlık raporları, epikrizler ve engelli sağlık kurulu raporu
  • Kişinin malvarlığını gösteren bilgiler (tapu, banka hesabı, emekli maaşı gibi)
  • Diğer yakınların vasi adayı hakkındaki muvafakatnameleri (zorunlu değildir, ancak süreci hızlandırır)

Vasi Kim Olur?

Mahkeme vasi olarak ergin ve bu görevi yerine getirmeye ehil bir kişiyi seçer. Kanun, kısıtlının eşine ve yakın hısımlarına öncelik tanır. Bu nedenle uygulamada vasilik görevini çoğunlukla eş, çocuklardan biri ya da bir kardeş üstlenir.

Hâkim bazı kişileri ise vasi olarak atamaz. Kısıtlı kişiler, kamu hizmetinden yasaklılar ve kısıtlıyla menfaati çatışan kişiler bu gruptadır. Örneğin kısıtlıdan borç alan ya da onunla miras uyuşmazlığı bulunan bir yakın vasi olamaz.

Kısıtlı kişinin kendisi de bir aday gösterirse mahkeme bu isteği ciddiye alır. Ancak hâkim her zaman kısıtlının üstün yararını esas alır.

Vasinin Görevleri ve Yetkileri

Vasi göreve başladığında önce kısıtlının malvarlığının listesini çıkarır. Ardından kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerde temsil eder, bakımını ve tedavisini takip eder. Emekli maaşı, kira geliri veya banka hesabı gibi gelirleri de vasi yönetir.

Bazı önemli işlemler için ise vasinin tek başına yetkisi yoktur. Taşınmaz satışı, ipotek kurulması veya kısıtlı adına dava açılması gibi işlemlerde vasi önce vesayet makamından izin almak zorundadır (TMK m. 462). Bu kural, kısıtlının malvarlığını kötü niyetli işlemlere karşı korur.

Vasi ayrıca belirli aralıklarla mahkemeye hesap ve rapor verir. Görevini kötüye kullanan bir vasiyi ise mahkeme görevden alır. Bu konuda vasinin değiştirilmesi istemi dilekçesi yazımız ayrıntılı bilgi sunar.

Kısıtlamanın Hukuki Sonuçları

Kısıtlama kararı kesinleştiğinde kişi kendi başına geçerli hukuki işlem yapamaz. Banka hesabı açmak, taşınmaz satmak veya borç altına girmek için vasinin katılımı gerekir. Vasinin onayı olmadan yapılan sözleşmeler kısıtlıyı bağlamaz.

Kısıtlama kişinin bazı kişisel haklarını ise ortadan kaldırmaz. Ayırt etme gücü bulunan bir kısıtlı, kişiliğe sıkı sıkıya bağlı haklarını kendisi kullanır. Kısıtlının durumu düzelirse mahkeme yeni bir sağlık kurulu raporuyla kısıtlamayı kaldırır.

Demans ve Alzheimer’da Vasi Tayini

Yaşlı yakınlar için en sık sorulan soru, hafif demansın vasi tayini için yeterli olup olmadığıdır. Hafif evredeki bir hasta çoğu zaman günlük işlerini kendisi yürütür. Bu durumda heyet raporu vesayet ihtiyacını genellikle doğrulamaz.

Hastalık ilerledikçe tablo değişir. Kişi parasını yönetemiyor, ilaçlarını unutuyor veya dolandırıcıların hedefi haline geliyorsa vasi tayini gündeme gelir. Bunun yanında kişi henüz ayırt etme gücüne sahipken yaşlılık nedeniyle kendi isteğiyle de vasi atanmasını talep eder. Bu yol, ileride doğacak tartışmaları önler.

Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayini Ne Kadar Sürer?

Akıl zayıflığı nedeniyle vasi tayini çekişmesiz bir yargı işidir. Bu nedenle dava çoğu zaman birkaç ay içinde sonuçlanır. Sürenin uzunluğunu en çok hastane heyetinin randevu yoğunluğu belirler.

Masraf kalemleri başvuru harcı, tebligat ve bilirkişi giderlerinden oluşur. Bu tutarlar her yıl harç tarifesine göre değişir. Avukatla ilerleyen dosyalarda avukatlık ücreti de ayrıca masraflara eklenir.

Sık Sorulan Sorular

Vasi tayini için kişinin onayı gerekir mi?

Hayır, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlamada kişinin onayı aranmaz. Hâkim heyet raporunu esas alır ve gerekli görürse kişiyi dinler.

Engelli raporu vasi tayini için yeterli mi?

Engelli sağlık kurulu raporu tek başına yeterli değildir. Mahkeme yine de kişiyi heyete sevk eder. Ancak mevcut rapor heyetin değerlendirmesine yardımcı olur.

Vasi, kısıtlının evini satabilir mi?

Vasi bu satışı ancak vesayet makamının izniyle yapar. İzin olmadan yapılan satış kısıtlıyı bağlamaz.

Vasi tayini kararı kaldırılır mı?

Kişinin sağlığı düzelirse yeni bir sağlık kurulu raporuyla kısıtlamanın kaldırılmasını istemek mümkündür.

Trabzon’da Vasi Tayini İçin Hukuki Destek

Akıl zayıflığı nedeniyle vasi tayini, ailelerin hem duygusal hem de hukuki açıdan zorlandığı bir süreçtir. Doğru hazırlanmış bir dilekçe, eksiksiz belgeler ve hastane sürecinin takibi davanın süresini önemli ölçüde kısaltır. Şengül Hukuk Bürosu, Trabzon ve çevresinde vesayet, kısıtlama ve vasi değişikliği dosyalarını takip eder. Konuyla ilgili diğer hizmetlerimizi Trabzon vesayet ve medeni hukuk avukatı sayfamızda bulabilirsiniz.

Sorularınız için 0534 584 05 90 numaralı telefondan büromuza ulaşabilirsiniz.